Lilypie First Birthday tickers

Lilypie First Birthday tickers

16 Kasım 2011 Çarşamba

Gözlemci minnoş

Bu aksam babamız yine her zamanki gibi sekizi geçe, trafikten bezmiş bir şekilde, elinde alışveriş torbaları ile geldi. Babasının geldiğini açılan asansör kapısından tahmin eden miniğim gözlerini bana çevirip, vurgusunu tam soru sorarcasına ayarlayıp "baba?" diye sordu. Bir an ikimiz de sessiz kalıp, adımların kapımızın önüne gelmesini dinledik. Ayak sesleri yaklaştıkça, Enis Bora "ıh ıh" seslerini arttırmaya başladı ve o ana kadar birlikte oynadığımız yataktan güç bela inip kapıya doğru koştu. Nihayet babası evdeydi, çok sevinmişti. Ama o da ne? Tam kapının önünde birkaç torba duruyordu. Melegim, babasını süzdükten sonra tüm ilgisini torbalara yönelterek babasının varlığını tamamen unuttu.

Enis Bora'yı bekleyen  en onemli gorev tabii ki torbaların boşaltılması idi. Bu işi benim de müdahalelerimle bitirdikten sonra ise bir süre daha bu hışırtılı ve  kafaya geçirilmesi çok kolay olan obje ile oynadı. Ben de bu esnada uzaktan minnoşun hareketlerini izliyordum. Aaa o da ne?! Boş torbayla yeteri kadar oynadiğina kanaat getiren minnoşum, emin adımlarla, elinde torba olduğu halde mutfağa yöneldi, çöpün bulunduğu dolabın kilidini açtı ve torbayı çöp kutusuna yerleştirmeye başladı.

Uğrastı, uğrastı, uğrastı. Kendince yerleştirdiğine emin olunca dolabın kapağını kapadı, kendisinin açmaması için yerleştirdiğimiz kilidi aktive etti.. (Buradan çıkan sonuç: çocuk güvenlik sistemleri geliştiren firmaların AR-Ge'lerinde çocuklar çalışmalı)

Hemen öne hamle yapıp, kapağı tekrar açıp torbanın ne durumda olduğuna baktım: İnanılmaz ama torbayı gerçekten de çöp kutusunun içine yerleştirmişti...Önce bir kahkaha patlattım sonrasında tebrik öpücüklerine boğdum kuzuyu. Kuzu da elde ettiği başarıdan memnun, kendini alkışlamaya koyuldu keyifle...

1 Kasım 2011 Salı

Bisküvi nerede oğlum?

Enis Boracık 7 aylıktı adımadım'a üye olduğumuzda. Kitaplarını eğlenceli, renkli ve öğretici bulduğum için kısa bir araştırma sonrası yıllık abone olmuştum. 9. aydan itibaren her ay düzenli olarak kitaplarımız ve o aya uygun oyuncaklarımız eve gelir oldu.

Maalesef büyük bir hayal kırıklığı ile gördüm ki, miniğim sadece oyuncaklara yüz verdi, hatta o oyuncakları favorileri arasına koydu ama kitaplar ile ilgilisi hep 1-2 dakikalık oldu. O 1-2 dakika içinde de miniğimi kitaptaki içeriğe odaklamam çok zor oldu. Onun ana hedefi kitabın sayfalarını çevirmekti, o kadar...

Miniğim büyüdükçe, kitaplara ilgisi biraz daha arttı. Ancak tuhaf bir şekilde ayından 2-3 ay önceki kitaplara dikkat etmeye başladı. Akşamları ben mutfakta yemek pişirken, o da hep bir kitabı alıp yere oturdu, kucağına aldı kitabı, en az 10-15 dakika hem sayfaları çevirdi hem de resimlerle kendi lisanında konuşmaya başladı...Geç oldu, biraz da güç ama yine de sonunda başarmanın haklı gururunu yaşıyordum. Yine de neden yaşına uygun kitaplar dikkatini çekmiyor diye düşünmeden de kendimi alamıyordum.

Bu sabah saat 6:30'da uyandık ve bir daha uyumak istemedi tonton. Babası de gece boyunca 4 defa miniğimizle ilgilendiği için kendisine dinlenme zamanı yaratabilmek için miniğimi alıp salona geçtim. Masanın üzerinde de kitapları. Miniğim divandan emin hareketlerle ve artık ustaca aşağı indi, kitabını alıp bana verdi. Belli ki kitapla zaman geçirmek istiyordu. Başladım resimleri anlatmaya, top nerede, kedi nerede sorularına. Bu soruların yanıtlarını doğru veren miniğime yeni sorum "kuşun annesi nerede" idi. Miniğim 2-3 sn. düşündükten sonra sonra bana sarıldı. Sanırım kuşun annesi ile ilgili  henüz bir kavram oluşmamış kafasında.



Bir sonraki sorum resimdeki bisküviler ile ilgiliydi. "Bisküviler nerede oğlum" dedim. Düşündü, düşündü, düşündü. Sonra divandan yine çevik bir hareketle aşağı indi, salonun ortasına kadar yürüdü. Geri dönüp bana baktı, böylece beni yerimden kaldırmak istediğini belli etti. Ben de başladım takibe. Yolculuğumuz mutfakta, bisküvilerin durduğu yerde son buldu. Resimdeki bisküvi oğlum tarafından algılanmadı ama bisküvi kelimesinin ne olduğunu artık çok iyi biliyor...