Lilypie First Birthday tickers

Lilypie First Birthday tickers

30 Kasım 2010 Salı

Abla ile tanışma

Sevgili meleğim,

Bundan sonra gündüzleri beraber oynayacağın, seni besleyen, temizleyen, gazını çıkaran kişi maalesef başka biri olacak. Bu durumun benim içimi nasıl yaktığını asla anlatamam. Ablanın senin ilk'lerine belki benden daha çok tanıklık edecek olması fikrini kafamdan atmaya çalışıyorum.

Bugün ablan ile tanıştığın gün. İlk karşılaşma anınızda onu baştan aşağı süzmen çok ayıptı doğrusu. Sanırım sonucu beğenmiş olmalısın ki, kısa bir durgunluk anından sonra yüzünde kocaman bir gülümseme belirdi.

Aslında sen sarışınları seversin. Ablan ise tam tersine esmer. Görünen o ki, renk farklılıkları senin için çok önemli olmayacak.

Sanırım ablan da seni sevdi. Bak ne güzel konuşuyor seninle. Sana cimnastik yaptırıyor, aynada kendini izletiyor, evin içinde beraber turlar atıyorsunuz...

Günün sonunda acıyla farkediyorum ki, sen sadece acıktığında beni aramışsın...Bir telaş kaplıyor içimi. Acaba akşamları benim gelmeme sevinmek yerine ablanın gidişinin ardından ağlayacksın mısın? Yoksa her akşam beni o kocaman gülümsemen ile karşılayacak mısın?

23 Ekim 2010 Cumartesi

4. nesil

Ekim ayının sonlarına geliyoruz. Meleğim 2 aylık oldu bile. Zaman su gibi akıp gidiyor...

Gürkan'ın da işlerini ayarlaması sonucu, kendimizi İzmir yollarında buluyoruz. Jetta'da yine adım atacak yer yok. Bavullara ilave olarak bir de minik ısıtıcıyı sığdırdık araca. Allahtan yer kalmadı da, Bora'nın yatak şiltesini de almadık yanımıza...

Bora yolculuk boyunca uyuyor. Neredeyse ben uyandırmasam, beslenmek bile istemeyecek. İlk ay kimsenin yanında emziremeyen çünkü bundan utanan ben, kamyonların cirit attığı devlet karayollarının üstünde oğlumu besliyorum.

Biraz oyalanarak, biraz keyif yaparak, Bora'yı da üzmemeye çalışarak akşam saatlerinde İzmir'e varıyoruz. Eve ulaşmamıza en fazla 45 dakika var.

Çok heyecanlı ve bir o kadar da meraktayım. Acaba dedem ve Bora anlaşabilecekler mi? Dedem, Bora'yı görünce ne yapacak? Ne diyecek?

Tüm bu soruların cevaplarını akşam geç saatlerde alıyoruz. Çok büyük bir mutluluk anı. 9o'lı yaşlarını süren dedem ile, daha ilk aylarındaki oğlumun tanışması.

Bora olanları farkında mı bilmiyorum, ama algı seviyesi belirli bir noktaya geldiğinde ilk yapacağım işlerden biri resimlerle o günleri anlatmak olacak.

Dedem ise çok çok mutlu. Torunun çocuğu ile konuşmak, gülmek ona farklı bir enerji ve güç veriyor sanki!


Vedalaşırken, seneye bu zamanlarda el ele tutuşup yürüme sözü veriyorlar birbirlerine.
 

En az Michelangelo'nun tablosu kadar etkileyici,
öyle değil mi?


30 Ağustos 2010 Pazartesi

Askeri İnek...

Hamileyken pek çok eğitime gitmiştim. Yoga kursu, hastane kursu, hediye edilen  4 haftalık psikolog çalışması...

Her yerde dendi ki "ilk aylarda bebeğinizi sık emzirin, uyanmazsa 2-3 saatte bir siz uyandırın ve emzirin." Bu cümle tüm hamileliğim boyunca slogan haline gelmişti. Psikolojik olarak da kendimi hazırlamıştım, her 3 saatte bir uyandırıp, emzirmeye...

Hastanede kaldığımız süre boyunca Enis Bora'mız 3 saatte bir gibi bir zamanlama ile uyanıp emmek istiyordu. Şahene, herşey kitabına uygun gidiyor...

Ama o da ne? Eve geldiğimiz ilk günden beri oğlum geceleri 1-1,5 saatte bir uyanıyor ve emmek istiyor. Hani 3 saatte bir olacaktı? 1,5 saatte bir emmek hiç planda yoktu, kitaba da uygun değil!

Bu "askeri inek" durumu ne kadar daha devam edecek bilmiyorum ama biri bana yardım edebilir mi????